Ulu Cami'den Tophane'ye Yürüyerek Bursa Rotası - bursarotalari.net.tc

Ulu Cami’den Tophane’ye Yürüyerek Bursa Rotası

Bursa’nın kalbine yürüyerek inmeye ne dersin?

Bursa denince akla ilk gelen yerlerden biri Ulu Cami. İşte tam da buradan başlayıp, yavaş yavaş Tophane’ye kadar uzanan, hem tarih kokan hem de şehrin nabzını hissettiren keyifli bir rota var. Arabaya binmeden, kendi ayaklarınla keşfetmek istiyorsan tam sana göre. Bu yürüyüş rotası seni hem Osmanlı’nın ilk başkentine hem de Bursa’nın en güzel manzaralarına götürecek.

Rotayı baştan sona yürüyerek yapmak yaklaşık 2-2,5 saat sürüyor. Ama acele etmene hiç gerek yok. Bol bol mola verebilir, çay içebilir, fotoğraflar çekebilirsin. Özellikle bahar ve sonbahar aylarında hava çok daha güzel oluyor. Yazın biraz sıcak, kışın ise erken karanlık çöküyor. O yüzden en ideal zaman nisan-mayıs ya da eylül-ekim.

Ulu Cami’den başlıyoruz

Ulu Cami‘nin serinliğinde bir iki dakika durup etrafı izlemeni öneririm. 20 kubbeli, devasa bir yapı. İçerideki yazılar ve mihrap özellikle etkileyici. Cami çıkışında hemen sağ tarafta göreceğin küçük dükkanlardan birer simit ya da poğaça kap. Yürüyüş boyunca acıkırsan elinde bir şeyler olsun.

Caminin hemen karşısında yer alan Orhan Gazi Camii ve çevresindeki eski çarşı sokaklarına dalıyoruz. Daracık sokaklarda yürürken birden kendini 600 yıl öncesinde gibi hissedebilirsin. Taş evler, eski kapılar, balkonlardan sarkan çiçekler… Küçük bir detay: Bu sokaklarda fotoğraf çekerken dikkat et, bazı evler hâlâ içinde yaşayan insanlar tarafından kullanılıyor.

Kapalı Çarşı ve çevresi

Yürüyüşün ilk yarısında Kapalı Çarşı‘ya uğramadan olmaz. İçerisi biraz karışık ama çok keyifli. Burada özellikle ipek eşarp, Bursa havlusu ve kuru meyve satan dükkanlar dikkat çekiyor. Fiyatları pazarlık ederek alırsan daha uygun oluyor. Ben genelde birkaç paket kestane şekeri ve cevizli sucuk alırım. Hem hediyelik hem de yürüyüş molasında atıştırmalık.

Çarşıdan çıktıktan sonra yolumuz Koza Han‘a düşüyor. Avlusundaki dev karaağacın altında oturup bir Türk kahvesi içmek adettendir. Kahveci amcalar da bu geleneği çok iyi biliyor. Biraz soluklan, etrafı izle. Hanın üst katları artık daha çok butik dükkanlara ev sahipliği yapıyor.

Tarihi Cumalıkızık değil, şehir içi rotası

Buradan sonra yolumuz biraz yokuş aşağı inmeye başlıyor. İpek Han ve çevresindeki eski Osmanlı evlerini geçiyoruz. Bazı evler restore edilmiş, bazıları ise hâlâ o eski halleriyle duruyor. Bu kontrastı görmek hoşuma gidiyor. İnsan ister istemez “acaba içinde kimler yaşadı” diye düşünmeden edemiyor.

Hisar Bölgesi ve surlar

Yürüyüşün en keyifli kısımlarından biri Hisar bölgesine gelmek. Eskiden surlarla çevrili olan bu alanda şimdi park ve seyir terasları var. Özellikle Tophane Parkı‘na yaklaştıkça manzara açılıyor. Aşağıda Uzun Çarşı, ileride Uludağ’ın silueti… İşte o an “iyi ki yürümüşüm” dediğim anlardan biri.

Tophane’ye yaklaştığımızda göreceğin Atatürk Evi ve çevresindeki eski konaklar da rotanın önemli duraklarından. İçeri girip gezebilirsin. Giriş ücretsiz ve genelde kalabalık olmuyor. Evin içindeki eşyalar o dönemi çok iyi yansıtıyor.

Tophane’de ne yapılır?

Sonunda Tophane‘ye vardık. Burada en popüler aktivite şüphesiz kahvaltı ve çay molası. Özellikle Tophane Kahvehaneleri meşhur. Simit, poğaça, zeytin, peynir ve tabii ki sıcak Bursa çayı… Manzaraya karşı oturup bir de nargile yakarsan keyif tamam.

Yürüyüş sonrası yorulduysan Tophane’den kalkan minibüslerle şehrin merkezine kolayca dönebilirsin. Ya da devam etmek istersen aşağıya inip Muradiye Külliyesi tarafına da gidebilirsin. Ama o başka bir günün macerası olsun.

Bu rotada dikkat etmeni istediğim birkaç küçük nokta var. Rahat ayakkabı şart. Özellikle Hisar bölgesinde taş yollar biraz engebeli olabiliyor. Yanına su al, çünkü yol boyunca pek çeşme yok. Yazın şapka ve güneş kremi unutma.

Bazı yerlerde sokaklarda satılan Bursa kestane şekeri ve İnegöl köftesi kokusuna dayanmak zor. Kendini ödüllendirmek istersen bir dükkana oturup mola verebilirsin. Özellikle köftecilerde öğle yemeği için erken saatleri tercih et, kuyruk olabiliyor.

Yürürken etrafı sadece görmekle kalma, kokla, dinle. Ezan sesleri, kuş cıvıltıları, eski binalardan gelen radyo sesleri… Bursa’nın ruhu tam da bu yürüyüşte hissediliyor. Acele etmeden, sindire sindire gezmeni tavsiye ederim.

Bu rota hem ilk defa gelenler hem de Bursa’yı iyi bilenler için ideal. Her seferinde yeni bir detay fark ediyorsun. Belki bir dahaki sefere yanına bir arkadaşını da alırsın. Ya da kendi başına, kulaklıkta hafif bir müzikle… Nasıl istersen.

Şimdi sıra sende. Ulu Cami‘den Tophane’ye uzanan bu eski yol seni bekliyor. Ayakkabılarını giy, haritayı açmana bile gerek yok. Sokaklar zaten seni götürecek.